21 Aralık 2011 Çarşamba

Yemek Tarfileri, Videolu Yemek Tarifleri Sitesi



Bir yemek kültürü düşünün , o kültüre sahip olduğunun farkında olmayan milyonlarca insanın olduğu bir toplumun sahip olduğu köklü bir kültür olsun. Binlerce yıldır o toplumun insanını doyuran ve beslediği akıllar ile bu güne getiren bir değer nasıl olur da günümüzde bu derece anlamsız kılınabilir.

İşte bu sorgulamaları kendi içinde yapan ve ömrünün neredeyse büyük bir bölümünü de bu kültürü araştırmaya adayan Hülya Erol, 2006’dan bu yana nihayet kendi internet sitesini açarak birikimlerini herkesle paylaşmaya başladı. www.annemmutfakta.tv adlı internet sitesinin arka planı ve üzerinde yükseldiği temeller işte bu sorgulamalarda ve sonucunda ortaya çıkan cevaplarda yatıyor.

İnternet sitesini tanıtırken içeriğinde yemek tariflerinin videolu ve fotoğraflı olarak yer almasından bahsetmek fazlası ile yetersiz kalacağı için yukardaki açıklamaların yapılması gerekmekte idi. Sitede yer alan ve sayısı neredeyse 1000’i geçmekte olan videolar sadece “yağı dök, soğanı kavur, pembeleşince onu bunu at ve al sana bir şey çorbası, ta taaa” şeklinde değil.

Paylaşılan aile ortamı, kültürel birikim, gerektiği zaman günlük olayların eleştirisi veya televizyonlardaki yemek ve yarışma programları ile saçmalamalara karşı verilen tepkiler de yer almaktadır. Birbirini takip eden konular ve arada fikirlerle birlikte pişmekte olan yemekler sitenin içeriğini ayrıca farklı kılmaktadır.



Binlerce yıllık köklü kültür değerlerinin farkında olmayan ve tanımayan “o toplum” da ne yazık ki bizleriz. Türk kültürü ve onu yaşatmakla yükümlü olan Türk toplumu ne yazık ki şimdilerde “3 maymun” u oynamayı tercih ettiğinden olsa gerek, her daim uyuşuk, tepkisiz, tembel ve çaresiz yaşamayı tercih etmektedir. Bunlara karşı bir şeyler yapılması gerektiğini ve kültürel değerlerin sahip çıkılmasının önemini tek sesten de olsa dile getirmeyi önemseyen bir duruş sergileyen Hülya Erol, işte bu sebeplerden dolayı önemsenmesi gereken bir proje ile karşımıza www.annemmutfakta.tv sitesi ile çıkmaktadır.



Kızı Işıl ise arka plandaki teknik işlerin tümünü yaparak dev bir ekibin işini tek başına sırtlanmış zor bir görevi devam ettirmeye çalışmaktadır. Yüzlerce yemek tarifinin arasında birbirinden farklı yemeklerin yanı sıra eskiden tüm annelerimizin şimdilerde ise sadece bazı yörelerdeki annelerimizin evde hazırladığı gıdaların hazırlanışları mevcut.

Reçel hazırlamayı bilmediği için çocuğuna hazır ve katkı maddeli reçel hazırlamakta olan çok sayıda genç anneleri görmekteyiz.

Veya dünyanın en vitaminli ve ilk hazır çorbası olarak kabul edilen tarhana çorbamız dururken, marketten aldığı katkı maddeli çorba ile bebeğini besleyen anneleri görmek de mümkün. İşte bu genç nesil annelerin sadece kendi çocuklarına değil toplumun kültürel yapısına yaptığı kötülüğü bir an evvel fark etmesi de gerekmektedir. Hal böyle olunca Hülya Erol’un projesinin önemi daha da artıyor.





Anneler mutfakta olduğuna ve toplum bireylerini yetiştiren de anneler olduğuna göre mutfak kültürünün öneminin fark edilmesinin zamanı geldi de geçiyor diyebiliriz.

Özellikle ekranlarda bizlere dayatılmaya çalışılan iğrenç ve ahlaksız yemek – yarışma programları tarafından bombardımana tutulduğumuz şu dönemlerde , doğru yapılan bireysel işlere de sahip çıkmak gerekmektedir.

Tabi şu da var; hızlı yemek yeme kültürü olarak dayatılan 3 aylık durmuş yağın içinde kızartılan patates ve köfteleri yemeye alışmış olan canlıların boş beyinli hale geldiği düşünülürse artı onlardan farkındalık bekleyemeyiz. Sözümüz kültürel değerlerimize sahip çıkmanın önemini bilen ve devamlılığı “kendi” değerinin farkında olan bireyleredir. Bu kültürü ve bu toplumu hep birlikte geleceğe taşıyacak olan yine “ben- sen- bizler- sizler” iz…

Kaynak

0 yorum:

Yorum Gönder